Yükseköğretim Kurulu, kontenjan planlama sisteminde köklü bir değişikliğe gitti. Artık öğrenci kontenjanları, üniversitelere yapılan geçmiş başvuru yoğunluğunun yerine, Türkiye'nin uzun vadeli kalkınma stratejileri, iş piyasasının canlı talep yapısı, dijital dönüşüm gereksinimleri ve öncelikli sektörlerin insan kaynağı ihtiyaçları temelinde belirleniyor. Bu yeni yaklaşımla, emek pazarında talep gören alanlarda eğitim kapasitesi artırılırken, mezun sayısı fazla olan disiplinlerde dengeli bir büyüme stratejisi uygulanıyor.
Kontenjan kararlarında üniversitelerin eğitim kalitesi, laboratuvar ve araştırma olanaklarıyla mezunların iş bulma başarısı birlikte değerlendiriliyor. Karar sürecine bakanlıklar, mesleki kuruluşlar, endüstriyel işletmeler, odalar, sektör örgütleri ve iş dünyasının tecrübeli temsilcileri de dahil ediliyor. Bu yolla, anlık moda eğilimlerinden ziyade verilere dayanan, çok yıllı bir vizyonla kararlar alınması sağlanıyor.
Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.
👉 WhatsApp Kanalına KatılTeknoloji ve bilişim alanlarındaki artışlar bu politikanın en somut göstergesidir. Meslek yüksekokullarında bilişim teknolojileri programlarına yaklaşık %48, sanayi meslek okullarına ise %41 daha fazla öğrenci alınması kararlaştırılmıştır. Özellikle siber güvenlik eğitiminde rekor bir genişleme yaşanmış, bu alandaki kapasite %1520 oranında (16 kat) artırılmıştır. Lisans düzeyinde de bilgisayar bilimleri, yazılım mühendisliği, yapay zeka ve veri analitikleri gibi ileri teknoloji disiplinlerinin kontenjanları üç yılda %31 büyütülmüştür. Bununla birlikte spor, sanat ve tasarım gibi yaratıcı sektörlere de önem verilmiş, bu alanlara sırasıyla %34 ve %16 kadar ek kapasite tahsis edilmiştir.
Stratejik önemi yüksek ancak emek piyasası talep yapısı daha istikrarlı olan sağlık ve tarım sektörlerinde ise ihtiyatlı bir büyüme politikası izlenmiştir. Tıp fakülteleri kontenjanlarında %2,8, ziraat ve veteriner eğitiminde ise %1,6 oranında mütevazı artış yapılmıştır. Yükseköğretim Kurulu'nun temel hedefi, üniversiteleri sadece öğrenci kabul etmek değil, Türkiye'nin gelecekteki rekabet gücü için gerekli becerilere sahip, işgücü pazarında talep gören profesyoneller yetiştirmektir. Böylece mezun arzı ile sektörlerin istihdam ihtiyacı arasında uzun dönemli bir denge kurulması amaçlanmaktadır.
