Liv Hospital Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Binnur Pınarbaşı, 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü'nde yaptığı açıklamada viral hepatitlerin günümüzde en ciddi halk sağlığı problemlerinin başında yer aldığını ifade etti. Profesör, zamanında teşhis ve uygun tedaviye erişimle siroz ve karaciğer kanserinin büyük oranda engellenebildiğini söyledi.
Pınarbaşı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen 28 Temmuz tarihinin, Hepatit B virüsünü keşfeden Nobel ödüllü bilim insanı Dr. Baruch Samuel Blumberg'in doğum günü olduğunu hatırlatarak, A, B, C, D ve E olmak üzere beş farklı viral hepatit tipinin varlığından bahsetti. Buna göre, günümüzde bu hastalıkları önlemek, tanılamak ve tedavi etmek için gereken tüm tıbbi imkanlar mevcut olmasına rağmen, milyonlarca insan hastalıklarının farkında değil ve tedaviye ulaşamıyordu. Uzman, erken müdahalenin karaciğer sirozu ve kanser gelişimini yakalamada kritik rol oynadığını vurguladı.
Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.
👉 WhatsApp Kanalına Katıl2024 verilerine göre dünya çapında yaklaşık 287 milyon kişi hepatit B ve C enfeksiyonu ile yaşıyor. Her yıl bu iki virüsün yol açtığı siroz ve karaciğer kanseri nedeniyle yaklaşık 1,3 milyon kişi ölüyor. Türkiye özelinde ise yıllık 15-20 bin hastanın bu komplikasyonlardan yaşamını yitirdiği bildirildi. Pınarbaşı, ülkede tahminen 2,5 milyon hepatit B ve 250 bin hepatit C hastası olduğunu, ancak bu kişilerin en az yüzde 80'inin enfeksiyonundan habersiz olduğunu belirtti.
Hepatit A'nın kirlenmiş su ve besinlerle bulaştığını ve hijyen koşullarının zayıf olduğu alanlarda salgın yapabileceğini açıklayan Pınarbaşı, çocukluk döneminde hafif seyretseler de ileri yaşlarda ağır seyredebileceğini ve hatta ölümle sonuçlanabileceğini uyarıcı da bulundu. Hepatit B ve C ise enfekte kan-kan ürünleri, steril olmayan tıbbi müdahaleler, ortak enjektör kullanımı, paylaşılan tıraş bıçağı, diş fırçası ve manikür seti, steril olmayan dövme ve piercing uygulamaları ile anneden bebeğe ve cinsel yolla bulaşabildiğini açıkladı.
Aşılamaya yönelik optimistik bakışını paylaşan Pınarbaşı, hepatit B'ye karşı oldukça güvenilir ve etkili aşıların bulunduğunu, Türkiye'de risk grupları ile tüm çocuklara bu aşıların ücretsiz uygulandığını belirtti. Hepatit D'den de hepatit B aşısının en etkili korunma yoludur dedi. Hepatit C için ise modern ilaç seçenekleri sayesinde 2-3 aylık bir tedavi süresiyle virüsün tamamen temizlenmesinin mümkün olduğunu ve çoğu hastada kalıcı iyileşme sağlandığını aktardı. Hepatit B'de ise hastalığı kontrol altında tutabilen güçlü antiviral ilaçlar mevcut olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Pınarbaşı, yapılan araştırmaların toplumda hepatit farkındalığının çok düşük olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. İnsanların en azından yarısı hepatit B ve C'nin karaciğer kanserinin başlıca sebepleri arasında yer aldığını bilmiyor. Pınarbaşı, eğer gerekli tedbirler zamanında alınmazsa, 2040 yılında hepatit B ve C'ye bağlı ölümlerin HIV, sıtma ve tüberküloza bağlı toplam ölüm sayısını aşacağını uyardı.
Sonuç olarak Pınarbaşı, Türkiye'de viral hepatitlerin tanı ve tedavisine erişimin kolay olduğunu, özellikle yetişkin yaştaki tüm bireylerin en az bir defa hepatit B ve C testine tabi tutulmasını tavsiye etti. Test sonucu pozitif çıkan kişilerin derhal uzman doktor konsultasyonu alması gerektiğini ve erken tanı ile tedavinin hayat kurtarıcı, siroz ile kanser gelişimini önleyici rolü olduğunu vurguladı.
