Ana Sayfa Arama Galeri Video
Kategoriler
Sosyal Medya

İstanbul'da düzenlenen "DSÖ Bakanlar Konferansı" ikinci gününde devam ediyor

İstanbul'da düzenlenen
Tarih: 2026-07-02 12:40:03

Sağlık Bakanlığının ev sahipliğinde DSÖ işbirliğinde, 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş depremleri sonrasında verilen sağlık hizmetlerinin değerlendirilmesi, geliştirilmesine ihtiyaç duyulan alanların belirlenmesi ve bu doğrultuda hazırlanan eylem planlarının uygulanması amacıyla organize edilen konferansın ikinci günü İstanbul'da bir otelde sürüyor.

DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Kluge, konuşmasının başında katılımcıları Venezuela'da meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşuna davet etti.

📲 Bizi WhatsApp Kanalımızdan Takip Edin

Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.

👉 WhatsApp Kanalına Katıl

Kluge, depremlerin liderlik, hazırlık, dayanıklılık ve dayanışma sınavı olduğunu belirterek, afetlerin etkisinin yalnızca depremin şiddetiyle değil, sarsıntı başlamadan önce alınan kararlarla belirlendiğini söyledi.

6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ile Hatay'ı ziyaret ettiğini anlatan Kluge, gördüklerinin yürek burkucu olduğunu ancak sağlık çalışanlarının ve acil durum ekiplerinin dayanışmasının umut verdiğini dile getirdi.

Hazırlıklı olmanın siyasi bir tercih olduğunu vurgulayan Kluge, "Hazırlıklı olmak acil durumdan çok önce başlar. Liderlikle başlar. Yatırımla ve yönetişimle başlar." ifadesini kullandı.

Kluge, hazırlıklı olmanın teknik bir konu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bunun hükümetlerin en büyük sorumluluklarından biri olduğunu, sağlığa, güvenliğe, kalkınmaya ve en önemlisi insanlara yatırım anlamına geldiğini kaydetti.

Dayanıklı sağlık sistemlerinin sağlık güvenliğinin temelini oluşturduğunu vurgulayan Kluge, "Hastaneler çalışmaya devam etmelidir. Birinci basamak sağlık hizmetleri devam etmelidir. Tedarik zinciri çalışmaya devam etmelidir." dedi.

Sağlık çalışanlarının korunması, desteklenmesi ve yeterli ekipmanla donatılmasının önemine dikkati çeken Kluge, dayanıklılığın yalnızca sağlık sektörüyle sağlanamayacağını, hükümet kurumları ile sivil koruma, acil durum yönetimi, altyapı, ulaşım, enerji, su ve telekomünikasyon gibi tüm alanlarda güçlü ortaklık gerektiğini söyledi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin hiçbir ülkenin afetlere tek başına hazırlanamayacağını ve müdahale edemeyeceğini gösterdiğini belirten Kluge, "Türkiye kendi içerisinde yoğun bir baskı altındayken Dünya Sağlık Örgütü'ne Suriye için destek vermeye devam etti." dedi.

Kluge, dayanışmanın sadece ahlaki bir gereklilik değil, stratejik bir gereklilik de olduğunu vurguladı.

Sağlık güvenliğinin doğal afetler, iklim değişikliği, kentleşme, çatışmalar, yerinden edilme ve ekonomik belirsizlik gibi çok yönlü risklerle karşı karşıya bulunduğunu dile getiren Kluge, uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi ve dayanıklı sağlık sistemlerine yatırım yapılması gerektiğini kaydetti.

İstanbul Sonuç Bildirgesi'nin yalnızca bir bildiri olarak kalmamasını temenni eden Kluge, afetler yaşanmadan önce yatırım yapılması, sağlık çalışanlarının korunması ve dayanıklı sağlık sistemlerinin inşa edilmesine yönelik ortak iradeyi yansıtmasını beklediklerini sözlerine ekledi.

- "Çok güzel bir sisteminiz var. Tebrik ediyoruz"

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sağlık ve Gıda Güvenliği Genel Direktörü Sandra Gallina da afetlere hazırlığın yalnızca pandemileri değil, depremler dahil tüm tehditleri kapsaması gerektiğini belirtti.

Gallina, sağlık sistemlerinin en öngörülemez baskılar altında, vatandaşları koruyabilecek şekilde tasarlanmasının önemine dikkati çekti.

Depremlerin yalnızca binaları değil, sağlık sistemlerinin hazırlığını, yönetişimi ve dayanışmayı da sınadığını ifade eden Gallina, Kahramanmaraş merkezli depremlerde sağlık çalışanlarının büyük fedakarlık gösterdiğini söyledi.

Gallina, çok sayıda sağlık çalışanının yakınlarını kaybetmesine rağmen görevini sürdürdüğüne dikkati çekerek, afetlerde ilk müdahaleyi yerel ekiplerin yaptığını vurguladı.

Türkiye'nin deprem sonrası sağlık hizmetleri organizasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gallina, "Temel ilaçlar Türkiye Cumhuriyeti hükümeti tarafından dağıtıldı. Yani çok güzel bir sisteminiz var. Tebrik ediyoruz." dedi.

Deprem sonrası rehabilitasyon ve ruh sağlığı hizmetlerinin en az acil müdahale kadar önemli olduğunu dile getiren Gallina, çocuklar, kronik hastalar ve yakınlarını kaybedenler için uzun vadeli destek mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini kaydetti.

Hazırlığın kriz anında değil, yıllar öncesinden başlaması gerektiğini vurgulayan Gallina, "Aslında burada önemli olan şey müdahale ya da reaksiyon değil, proaktif olmak." ifadesini kullandı.

Sağlık güvenliğinin yalnızca sağlık bakanlıklarının sorumluluğunda olmadığını belirten Gallina, afetlere hazırlıkta ulaştırma, altyapı, çevre, sivil koruma ve maliye başta olmak üzere tüm kamu kurumlarının koordineli çalışmasının önemine işaret etti.

AB'nin salgınlar, kimyasal ve radyolojik olaylar ile diğer sınır ötesi sağlık tehditlerine yönelik ortak hazırlık mekanizmaları oluşturduğunu anlatan Gallina, ülkelerin ulusal planlarını güçlendirmesi ve sistemlerini krizlere dayanıklı hale getirmesi gerektiğini söyledi.

Gallina, Türkiye'nin deprem deneyiminden önemli dersler çıkarıldığını dile getirdi.

Bir sonraki krizin ne zaman yaşanacağından çok hazırlık seviyesinin sorgulanması gerektiğine işaret eden Gallina, "Mesela son deprem olağanüstü, zor bir depremdi. Ve hazırlıkların ne kadar önemli olduğunu gördük Türkiye örneğinden." ifadelerini kullandı.

Kelimeler: