Ana Sayfa Arama Galeri Video
Kategoriler
Sosyal Medya

Dünyanın farklı yerlerinden getirilen antika halılara İstanbul'da ikinci hayat

Dünyanın farklı yerlerinden getirilen antika halılara İstanbul'da ikinci hayat
Tarih: 2026-07-23 15:02:02

Fatih'teki Halıcılar Çarşısı'nda bulunan atölyesinde halı tamirciliği yapan Bayrakdar, antika parçaları aslına uygun tamir edip ilk günkü haline getiriyor. Yurt dışından da siparişler alan Bayrakdar'ın önüne, farklı hikayeleri olan antika halılar geliyor.

Bayrakdar, 39 yıl önce İstanbul'da çıraklıkla başladığı meslekteki serüvenini, tutkusunu ve işinin inceliklerini AA muhabirine anlattı.

📲 Bizi WhatsApp Kanalımızdan Takip Edin

Son dakika haberlerini ve önemli gelişmeleri anında telefonunuza alın.

👉 WhatsApp Kanalına Katıl

Aksaray'dan 1987 yılında İstanbul'a gezmek için geldiğini ancak burada kalmaya karar verip Halıcılar Çarşısı'nda çırak olarak çalışmaya başladığını belirten Bayrakdar, henüz ortaokul yıllarında başladığı halı dokuma ve tamir atölyesinde yıllarını geçirdikten sonra çıraklık yaptığı atölyenin sahibi olduğunu söyledi.

Bayrakdar, özellikle eski ipek halıları dokuma konusunda kendisini geliştirdiğini, dünyanın farklı ülkelerinden kraliyet aileleri ve koleksiyonerlerin halılarını tamir ettiğini kaydetti.

- "Feshane halısı dünyada çok ender işçiliklerden biri"

Osmanlı sarayı için 18. yüzyılda Eyüpsultan'daki Feshane'de dokunmuş bir halının onarımını 3 yıldır sürdürdüğünü dile getiren Bayrakdar, "Bu halının en önemli özelliklerinden bir tanesi, atalarımızın ipekle metali birleştirip dokuması. İpeğin içerisine sim karıştırılıyor. Simin de materyali bakır. Yumuşak bakırla ipeği birleştirip dokumuşlar. Bu, dünyada çok ender işçiliklerden bir tanesi. Halının da kenarlarında Osmanlı ailesine yazılmış methiyeler, şiirler var. Bu halı yaklaşık bizim elimizde 3 yıldır tamirde. 1-2 aylık bir işçiliği kaldı. Ondan sonra sahibine teslim edilecek." dedi.

Onarımına başlayacağı bir halının ise Medine'de Hazreti Peygamber'in kabriyle minberi arasındaki Ravza-i Mutahhara'da kullanılmış bir halı olduğunu kaydeden Bayrakdar, "Bu halıyla ilgili yazışmalarımız vardı yetkililerle. 'Nasıl yaparsınız, ne kadar sürede biter?' gibi detayları konuştuk aramızda. Biz bir sarayın ya da bir kraliyet ailesinden gelecek halı olarak bekliyorduk. Çünkü zaman zaman böyle işlerimiz oluyor. Ravza-i Mutahhara'da kullanılmış, hac ve umre vazifesini yerine getiren Müslüman kardeşlerimizin üzerinde namaz kıldığı Yeşilyol'un halısı geldi. Bu bizi hem duygulandırdı hem de mutlu etti. Bu halının tamirinin Türkiye'de, atölyemizde olması bizim için ayrıca manevi bir değer." ifadelerini kullandı.

Bayrakdar, onarımı yapılabilecek halılara ilişkin şunları söyledi:

"200 yılın üzerindeki halılar çok fazla tamir edilmez. 100 yaşındaki bir insanın kalp ameliyatına girmesi kadar risklidir. Masada kalma olayı gibi düşünün bunu. İğneyi halıya batırırsınız ama halı iğneyi kabul etmez. Çünkü yaş haddinden dolayı çürümüştür ve iğneyi içine soktuğunuzda dağılır. Atölyede gördüğünüz bütün halılar ortalama 100-150 yıllık halılar. Hepsi değerli, tamamen el dokuma, el emeği göz nuru halılar."

- "Tamir süresini biz değil de halının kendisi belirliyor"

Halının tamir süresinin işçiliğine ve yaşına göre değiştiğini vurgulayan Bayrakdar, 3 yıldır üzerinde çalıştıkları halının 2 kişi tarafından yaklaşık 5 ayda dokunabilecek 2 metrekarelik bir parça olduğunu, bir haftadır üzerinde çalıştıkları ortalama 150 yıllık daha büyük bir İran Melayer halısının onarımını ise toplam 2 haftada bitirebileceklerini belirtti.

Bayrakdar, "Eski halının tamirinde maalesef zaman aralığı pek yoktur. Eski halıya yeni tamir yapıp tekrar onu 200 yıl önceki haline getirmek, o balansı vermek, o görselliği vermek tamamen zanaatkarlıkla ve ince işçilikle alakalı bir durum. Dolayısıyla birkaç gün süren tamiratlarımız da oluyor, birkaç yıl süren tamiratlarımız da oluyor. Tamir süresini biz değil de halının kendisi belirliyor." diye konuştu.

- İz bırakan halılar

"Dünyanın en ince halısı" diye kendisine getirtilen bir halının tamir sürecini aktaran Bayrakdar, "Bir santimetre boyutunda küp düşünün. Bunun içerisinde dört ilmek olur. Normal bir halıda santimetrekarede dört ilmek olur. Benim yaptığım halıda 1650 ilmek vardı. Mercekle tamir ettiğim için sol gözümde kılcal damar patladı ve ödem oluştu. O halının bende hatırasıdır." şeklinde konuştu.

Bayrakdar, bir diğer çalışmasını ise şöyle anlattı:

"Çok ülkeye iş seyahatinde bulundum, müşterilerimin davetlisi olarak sergilere katıldım. Başta Japonya, Çin, Kore ve Avrupa ülkelerinde sergilere katıldığım müşterilerimiz oldu. Tabii dünyanın birçok yerinde çok ilginç, benim bile hayatımda bir kere gördüğüm halılar oldu. Mesela, Malezya Kralı 5. Muhammed'in sarayına yaptığımız bir tane eski Osmanlı halısı vardı. Çok ilginç bir halıydı. Yaklaşık 10 metrekare, çok orijinal bir antika ipekti. O dönem hediye edilmiş muhtemelen. Unutmadığım halılardan bir tanesiydi."


Kelimeler: